Ana Sayfa Blog

Murat Kurum, sosyal konut projesinin detaylarını duyurdu

0
Murat Kurum, sosyal konut projesinin detaylarını duyurdu
Murat Kurum, sosyal konut projesinin detaylarını duyurdu
Yüksek kiralar ve banka faizleri nedeniyle barınma sorunu yaşayan vatandaşlara ev alma imkanı sağlayacak sosyal konut projesinde geri sayıma geçildi. 81 ilde dar gelirli vatandaşlar için inşa edilecek konutların detayını, 13 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklayacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dün yapılan Kabine toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Projeyle ilgili bilgi veren Bakan Kurum, “Proje kapsamında İstanbul’da geliri 16 bin, diğer illerde ise 14 bin liranın altında olanlar ev sahibi olabilmek için TOKİ’ye başvuru yapabilecek. 30 yaş altı gençlere yaklaşık yüzde 20 kontenjan ayrılacak. Yaş skalası ve bir oran belirleyeceğiz. Diyelim ki konut projesine giremediniz, arsaya başvurup kendi evinizi de yapabileceksiniz. Yeni evliler diye bir kategori olmayacak, onlardan kastımız gençler. 240 aya kadar da vade imkanı olacak.” dedi. Murat Kurum, sosyal konut projesinin detaylarını duyurdu #1 Konutların aylık taksitlerinin asgari ücretlilerin ödeyebileceği bir tutar olacağını belirten Kurum, “Ödemelerin toplam hane gelirinin yüzde 30’unu aşmaması gerekiyor.” dedi. Öte yandan Bakan Kurum, İzmir Aliağa’da sökümü için izin verilen asbestli geminin durumunun da bakanlık tarafından titizlikle incelendiğini de söyledi. “Miktarın 9,2 ton olduğunu biliyorum, uluslararası mevzuat buna izin veriyor. Bu daha önce de yapılmış, sökülmüş. 900 ton ise biz sokmayız. Tek çevreci kendileri mi? Uluslararası sözleşmelere tabiyiz. Kara sularımızda bakma hakkımız var. Bize bildirilenin dışında bir şey varsa araştıracağız, varsa bir saniye tutmayacağız.” Murat Kurum, sosyal konut projesinin detaylarını duyurdu #2

İran’ın Erdoğan-Esad görüşecek iddiası yalanlandı

0
İran'ın Erdoğan-Esad görüşecek iddiası yalanlandı
İran'ın Erdoğan-Esad görüşecek iddiası yalanlandı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Haber Global canlı yayınında Suriye’deki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Şam ile Ankara arasında bir diyalog kurulacak mı sorusuna yönelik Bakan Çavuşoğlu, Suriye ile yapılacak görüşmelerin devlet başkanları seviyesinde gerçeklemeyeceğini açıkladı. İran medyası tarafından Şangay İşbirliği Teşkilatı toplatılarında 3’lü zirve olabileceği iddialarına karşın Bakan Çavuşoğlu, “Öyle bir şey yok, doğru değil. Esad da oraya davetli değil.” ifadelerini kullandı. Mevlüt Çavuşoğlu açıklamalarında şu ifadeler öne çıktı: “11 yıla aşkın iç savaş var. DEAŞ gitti ama PKK/YPG güçleniyor. İnsanlar evlerine dönmek istiyor dönemiyor. Rejimin kontrol ettiği yerlerde, rejim korkusu ve yeterli destek verilmediği için tereddüt edenler var. Türkiye olarak en önemli sürecin siyasi çözüm olduğunu söyledik. Çok inisiyatif aldık. Bu inisiyatiflerden bir ASTANA ayakta kaldı. Bugün Anayasa Komisyonu toplanıyorsa İran, Türkiye ve Rusya’nın sayesinde oluyor.Rejim siyasi sürece tam olarak inanmadı ancak rejimin de görmesi lazım savaşarak ülke bölünecek. Bizim de desteklediğimiz muhalefet müzakere heyetini kurdu. Muhalefet anayasa ile ilgili olgun tavır sergiliyor ancak rejimden kaynaklı bir direniş var. Bir mesafe katedemediler. Bu süreçte tabii istihbarat örgütleri arasında diyalog var. Suriye’nin istikrarı ve barışı tam olarak tesis edilmeli. Bu yönde zaten ASTANA formatında bir masanın etrafındayız. Diyalog için şart olmaz. Fakat bu diyaloğun, görüşmelerin amacı ne. Önceden özetledim. Ülkenin teröristlerden temizlenmesi lazım bizim sınır güvenliğimiz son derece önemli, Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğü son derece önemli, insanların ülkelerine dönmeleri önemli, barış olursa istikrar olursa uluslararası toplum ülkenin yeniden inşasına katkı sağlayabilir. Bizim politikamız hep sonuç odaklıdır. Yürüttüğümü Suriye siyaseti sonuç odaklıdır. Suriye’nin istikrarı, huzuru, barışı ve insanların geri dönebilmesi, terör örgütlerinin sınırlarımızın ötesinde barınmaması… İran’ın Erdoğan-Esad görüşecek iddiası yalanlandı
PKK YPG’ye yönelik operasyonumuza birbirine karşı olan ülkelerin hepsi karşı çıkıyor. İran da karşı çıkıyor ABD’de karşı çıkıyor. Bugün yine sözcünün bir açıklamasını gördüm. Diyorlar ki DEAŞ güçlenir. Bir DEAŞ kisvesi altına saklanmışlar. Esas bizim yaptığımız operasyonlar Suriye’nin bütünlüğü bakımından, terörden arındırılması bakımından çok önemli. Rejim derse ki biz yapacağız sizin yapmanıza gerek yok, böyle bir gücün varsa biz de destek verelim. Yapacak gücün yok. Terör örgütü biraz daha güçlendiği zaman seni bölecek. Dolayısı ile bazı ülkelerin karşı çıkmasını anlıyorum ancak rejimin karşı çıkmasını anlamıyorum. Birbirine düşman ne kadar ülke varsa harekatımıza karşılar. Bu bugüne kadar yaptığımız harekatların ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Biz rejim ile muhalefetin uzlaştırılması gerektiğini söyledik. Provokasyon her yerde var, kötü niyetliler var. Bir kelime ile ortaya çıkıyorlarsa bunun arkasında başka şeyler var. İstihbaratımız bu konuda çalışmalarına devam ediyor. Bugün Cenevre süreci varsa ASTANA sayesindedir. ASTANA’nın amacı siyasi çözüm. Rejim bugüne kadar 8 toplantıda anayasa yazımı için olumlu bir adım atmadı. Rejim siyasi süreç konusunda adım atmadı. İstediğimiz neticeyi veremedi. Maalesef ASTANA elde kalan tek platform. Esas Hedef Suriye’de siyasi çözüm. Büyükelçi atamaları önümüzdeki günlerde gerçekleşecek.  Şu anda kapsamlı bir kararname hazırlıyoruz. Sadece İsrail için değil. Önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edeceğiz. Bizim taslak çalışmamız bitmek üzere, isimler var. Biz atamalarda büyükelçi olma yeteneği, liyakatı, eğitimi var mı ona bakacağız. İçeriden dışarıdan atama ayrımını doğru bulmuyorum. Her ülkeye, o ülkeye uygun ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek büyükelçilerimizi görevlendireceğiz. Filistin’de gerek Fetih gerek Hamas kanadı İsrail ile ilişkimizin normalleşmesini istiyor. Attığımız adımlar Türkiye’nin tFilistin davası konusunda taviz vereceği anlamına gelmiyor.  İlişkilerin normalleşmesi, diyalog kurulması İsrail için de önemli. Diyaloğun her anlamda faydası olacaktır. Filistin davamızın savunulmasında da etkisi olacaktır. Her konuda hem fikir olmasak bile, diyaloğun devam etmesi gerekiyor. (GKRY’nin hidrokarbon yatakları bulduğu bölge) Burası bizim kıta sahanlığımızın içinde değil. Bizim kıta sahanlığımızın içine girmelerine izin vermiyoruz. Yunanistan ve Rum kesimi bir yıl içinde 9 kez gemi gönderme teşebbüsünde bulundu. Aldığımız tedbirlerle buna izin vermedik. Bir İtalyan gemisi bilimsel araştırma için bizden izin istedi. Bu konuda iş birliği yaparız ancak bizden izin alınması gerekiyor. Aksi takdirde izin vermiyoruz. Bizim kıta sahanlığımızın sınırları belli. Uluslararası hukuka uygun hareket ediyoruz. Kendi kıta sahanlığımız içinde sondaj, sismik araştırma çalışmalarımız devam ediyor. Yunanistan’ın bu yalan dolan politikadan vazgeçmesi lazım. Her yerde Türklerin aleyhinde, F-16 aleyhinde lobi çalışmaları yapması… Yunanistan’ın samimiyetsiz siyasetini biz biliyoruz. Uluslararası hukuka uymaları gerekir. Hep hukuk diyorlar, Batı Trakya Türkleri zulüm altında. Onların haklarını ihlal ediyorlar. Adaların silahsızlandırılmasını ihlal ediyorlar. Türkiye’nin kıymetini bilmeleri lazım.  İş birliği içinde olurlarsa kazançları ne olur, olmazlarsa ne kaybederler bunu düşünmeleri lazım. Yunanistan bu politikayı sürdürdükçe yumuşamanın bir faydası yok. Biz Yunanistan ile her gün kavga etmiyoruz. Samimiyet yok. Toplantı öncesi biz dostuz diye sarılır öperler. Hepsi böyle. İçeri gireriz, Türkiye aleyhinde konuşurlar. Biraz dürüst olmaları gerekiyor. Yunan kökenli kongre üyesinin bir girişimi oldu. O bağlayıcı değil tabii. Senatodan bir karar çıkacak ikisini birleştirecekler öyle karar çıkacak. ABD yönetimi olumlu bakıyor. Teknik görüşmeler iyi seyrediyor. Ama yönetim de istiyor ancak yönetim de biliyor ki biz elimizi kolumuzu bağlayacak şartlarla F-16 veya başka bir ürün almayız. Kullanamayacağımız ürünü neden alalım. F-16 konusunda yönetimin olumlu yaklaşımının devam etmesini bekliyoruz. Antalya’da ilk toplantıdan hemen bir sonuç beklemiyorduk bir araya getirmek önemliydi. Ancak İstanbul’daki toplantıdan sonra ümitliydik. Fakat birden her şey değişti. Irpin’den görüntüler geldi. Masadan hızlı bir şekilde uzaklaştılar. Kırılma noktası oydu. Geldiğimiz noktada adil bir ateşkes olması gerekiyor. Biz Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne en güçlü destek veren ülkelerden biriyiz. Her iki tarafla da ilişkilerimiz iyi. Batı’dan savaşın devam etmesini isteyen ülkeler, NATO üyesi ülkeler vardı. Hatta tahıl anlaşmasını sabote etmek isteyenler bile vardı. ABD değil yalnız onu söyleyeyim. Tahıl anlaşmasının sorunsuz işlemesi ateşkese dair bir gösterge. Umudumuzu kaybetmedik, çabalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Putin’e ateşkes ilan edilmesi yönündeki telkinleri paylaştık. Sayın Zelensky’e de ateşkesin önemi vurgulandı. Kolay değil. Tahıl anlaşması devam ediyor. Ciddi bir sorun yok. Özel temsilcilerimiz 4 defa görüştüler, Azerbaycan’ın zaferinden sonra Günay Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi için çalışmalar yapıyoruz. Güven artırıcı çalışmalar oldu. Bizim yürüttüğümüz sürecin, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki süreçten bağımsız görmek gerçekçi değil. Güney Kafkasya’da kalıcı barış, Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanacak anlaşma ile gerçekleşebilir. Azerbaycan bir teklifte bulundu. Ermenistan uzun süre olumlu cevap vermedi. En son Brüksel görüşmelerinde çalışmalar yapılsın dendi. İşgal ettiğin topraklar Azerbaycan topraklarıydı. Sanki Azerbaycan Ermenistan topraklarını almış gibi davranıyorlar. Laçın koridorunda 2 yıl geçti hala Ermeni askerleri var. Bizim Ermenistan ile normalleşme çabalarımızı herkes görüyor. Azerbaycan’ın tek derdi topraklarını geri almaktı. Şimdi kalıcı barışı sağlamak. Gelin Kafkasya’yı işbirliği ve barış bölgesi yapalım. Herkesin işine yarar. Vatandaşlarımıza randevu süresi 1 yıl sonrasına veriliyor. Bazılarının başvurusu reddediliyor. Biz burada kasıt görüyoruz. Halkımız da görüyor. Seçim öncesi AK Parti iktidarını zorda bırakmak için atılan adımlar. Bu ülkelerin büyükelçilerine gerekli uyarılar yapılacak. Düzelmezse karşı tedbirler alacağız. Mütekabiliyet uygulayacağız. İstanbul’da bir banka müdürümüze hem randevu veriyorlar hem de girerken biraz bekletmişler. Biz de onların faaliyetlerini kısıtlayacağız. Yok personelmiş yok Covidmiş. Bunların çözümleri var. Yerel personeli artırabilirler. Hepsi vize şirketleri ile çalışıyor. İsteseler çok rahat çözerler, burada çok net kasıt var. Biz bunu görüyoruz. Belgesi yetersiz ise veya istenilen şartları yerine getirmediyse reddedebilirsin. Ama her şey tamam yine reddediyorlar.”

Selda Bağcan’ın 50’nci yıl kutlaması

0
Selda Bağcan'ın 50'nci yıl kutlaması
Selda Bağcan'ın 50'nci yıl kutlaması
Selda Bağcan, İstanbul’da konser verdi. 50’nci sanat yılını konserinde kutlayan Bağcan, sahnede misafirlerine konser anılarını anlattı. Selda Bağcan, “İnsan olarak mütevazı biriyim ama sanatımda değil.” dedi. Konserin sonlarına doğru söylenen “Sivas’ın Yolları”, ‘Mehmet Emmi’ ve ‘Yuh Yuh’ ile Selda Bağcan hayranları açıkhavanın en büyük halayını çekti. Selda Bağcan ın 50 nci yıl kutlaması #1

Fahrettin Koca: Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor

0
Fahrettin Koca: Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor
Fahrettin Koca: Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık çalışanlarına yönelik 85 bin yardımcı personel kadrosu açıldığına dair bilgi vermişti. Yeni düzenlemelere ilişkin açıklama, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Koca, “Sayın Cumhurbaşkanımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nda sağlık çalışanlarına verdiği 5 müjde, bugün itibarıyla, yine müjde değerinde yeni gelişmelerle tamamlandı. Camiamız adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Koca, 85 bin yardımcı personel kadrosu açılacağına yönelik olarak şu sözleri kaydetti: “Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor. Yeni çalışma arkadaşlarımızın sayısı, bazı ülkelerin nüfusundan fazla. Sağlıkta ‘Beyaz Reform’a destek kuvvet, 85 bin yeni çalışma arkadaşı! Görülmemiş başarılar için görülmemiş büyüklükte bir kadro açılıyor. Gözümüz aydın.” Öte yandan Bakan Koca, sağlık çalışanlarının özlük hakları ve emeklilik şartlarının iyileştirilmesine yönelik katkılarından dolayı Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nda, “Sağlık kuruluşlarındaki uzman hekimlerin hastalara daha fazla vakit ayırabilmeleri ve daha kaliteli hizmet sunabilmeleri amacıyla 85 bin yardımcı personel kadrosu açtık. Hastanelerin hasta yükünü azaltan aile hekimlerinin, temel ücretlerini de hasta yüküne orantılı modelle yeniden düzenledik.” sözlerini kaydetmişti. Fahrettin Koca: Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor #1 Fahrettin Koca: Bakanlığımız, bu yıl 85 bin kadro açıyor #2

Mardin’de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü

0
Mardin'de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü
Mardin'de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü
Türkiye, 22 yaşındaki Canan hemşiresini kaybetti. Mardin’deki Dargeçit Devlet Hastanesi Evde Bakım Hizmetleri’nde görevli hemşire Canan Sayhan, gittiği görev sırasında ani bilinç kaybı yaşadı. İhbar üzerine gelen ambulansla görev yaptığı hastaneye kaldırılan, buradaki müdahalenin ardından da Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen hemşire Sayhan, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. DHA’nın haberine göre; Canan Sayhan için Dargeçit Devlet Hastanesi’nin önünde tören düzenlendi. Yüzlerce kişinin katıldığı törende kılınan cenaze namazının ardından Canan Sayhan, gözyaşlarıyla ilçe mezarlığında toprağa verildi. Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #1

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #2

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #3

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #4

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #5

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #6

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #7

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #8

Mardin de görevi başında rahatsızlanan Canan hemşire, öldü #9